Hakkımda

Fotoğrafım
izmir, karşıyaka, Turkey
Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar.Hayat kısadır.Öyleyse hayatınızı sevin.Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve; konuşmadan önce dinleyin, yazmadan önce düşünün, harcamadan önce kazanın, dua etmeden önce bağışlayın, incitmeden önce hissedin, nefret etmeden önce sevin, vazgeçmeden önce çabalayın, ölmeden önce yaşayın. Hayat budur.Onu hissedin,onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

28 Ekim 2012 Pazar

yazacak okadar çook şey birikti ki başlıyorum efemm:))

öncelikle arşıvde kalmış ve beni taa uzaklardan izleyen eşimde görsün diye fotoğraflar
bizim faklık nasıl yayılır diye bir başlık atmak istiyorum izninizle :)
havanın güzel oldugu günlerde firsatı kacırmayıp ağaçlık bahçelik yerlerde alıyoruz solugu biz çocuklar büyük alışverişmerkezlerindense çayıra salmayı daha uygun buluyorum ben çünkü orada istedıkleri kadar azabiliyolar kimse bir şey demiyor hal böyle olunca kapalı mekan fobisimi oldu ne benim sıpalarda kapalı mekana gelince" anne gezmek demiştin buranın çatısı var" muhabbeti oluyor bizde
motor benim değil arkadaşlar erkek çocuk yetiştirirken anlaşamadıgımız noktalar oluyor tabii ben arabada kalmayı tercih ederken onlar motor gördüklerinde yemek görmüş afrikalı  gibi sagına soluna bakıp orasını burasını kurcalıyorlar ayriyeten bütün araba markalarını benden iyi biliyorlar diyebilirim:)

vee yusuf arslanın şahaserleri:)

mimar mı yoksa babası gibi amele! mi olacak bilemiyorum bu çocuk ama tek kelimeyle söyliyeyim özenle yapıyor biryeri inşa ederken düşünmüş taşınmış ve dinazordan bekçisi olan arabaların korundugu evler var ama içerisinde ilginç hayvanların yaşadıgı bir site orası  ısrarla belirtiyorum site korunması dinazor  ti_reks' e ait:)
bu arada          oğlum yazı yazmayı öğreniyor onun ilk yazdıgı yazıyı ölümsüzleştirmek istedim:)(ağlama işareti nerde yaa)
kayınvalidemin de fotoğrafını koymak istedim bloğuma kendisi benim için çok degerli çünkü aşık oldugum adamı dünyaya getirmiş onu sevgiyle büyütmüş koynunda uyutmuş hiçbirşey veremese de sevgisiyle başkalarını sevmeyi öğretmiş merhameti öğrenmiş kocam ondan
üzülme bitanem annen önce allah'a sonra bana emanet
son olarak oğlum vee onun son dönemde satranç turnuvasında aldığı madalyaları yaşıtları arasında ikinci oldu:) ama itiraf etmeliyim beklerken çektiğim eziyeti ben biliyorum tüküreyim turnuvasına deyip geri gelesim vardı bir ara çok uzadı 

15 Ekim 2012 Pazartesi

köy havası çekti canımız:))

izmirin menemen ilçesinin günerli köyünde gözlerini açmiş annem dedeleri taaa yunanistanın selanik şehrinden göç etmiş savaş zamanında buralara....
köy denilince taaa ile başlayan çümleler gelir herkesin aklına ama ben çok şanslıyım burnumun ucunda bir köyüm var annemin çocukluğunun geçtiği dogup büyüdügü toprakların her karesinde anılarını yasattığı içinde yasayanlar köylü olsada evlerinde teknolojının en alasının bulundugu çocuklarının kolejlerde büyütüldüğü bir köy işte günerli.....orası benim köyüm:))
toprağı okadar bereketlidir ki hiç küsmez sahibine ,senede iki üç mahsul verilir nadasa hiç bırakılmaz neredeyse topragı eline aldıgında helva gibidir (nasıl bir benzetmeyse)
şimdilerde;kavunlar toplandı, üzümleri kurutma zamanı ,bizde toplanmış kavunların tadına bakmak kurumuş üzümlerin pektlenmesinde bir el de biz atalım amacıyla ben ve ekibim evime trafiğe kalırsak 90 dk değilse 45 dk uzaklıktaki köyümüze gitmek için düştük yollara.....
sergiye konulan üzümler binbir emeklerle sepetlere konulup makinelerle çöpü ayıklanıp geldi sofralarımıza ister hoşafını yapın ister çorum leplebisiyle lüpletin  midelerimize.....
benim yavrularımın minik elleri değdi o üzümlere

 traktöre binmek için debelenen arslan kurula kurula oturdu koltuga
 o kadar keyifli vakit geçirdiler ki giderken arslanın şekil aynen  böyleydi:((
ama orda okadar keyiflilerdi ki gülüçüklerini görmek sonraki sömurtmalarına sabir göstermek için yeterli bir sebepti