Hakkımda

Fotoğrafım
izmir, karşıyaka, Turkey
Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar.Hayat kısadır.Öyleyse hayatınızı sevin.Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve; konuşmadan önce dinleyin, yazmadan önce düşünün, harcamadan önce kazanın, dua etmeden önce bağışlayın, incitmeden önce hissedin, nefret etmeden önce sevin, vazgeçmeden önce çabalayın, ölmeden önce yaşayın. Hayat budur.Onu hissedin,onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

18 Aralık 2011 Pazar

çantalar toplandı

herkeze iyi pazarlaar.ben bu yağmurlu pazar gününe ayrılıkla başladım sabahın erken saatlerinde eşim pılısını pırtısını toplayıp memleketin diğer ucuna gitti çocuklarım ve ben kargaşayla dolu üç aydan sonra dingin günlerimize geri göndük yani şöyle oluyor çocuklar kurallı hayatlarına bense evde tek başına iktidar olduğumum hüzünlü sevinciyle kasım kasım kasılıyorum....
saat bize sormadan dönüyor en hızlısından, biz gözlük problemini hallettik bu arada bi sorun yok artık hatta yatarken bile ben çıkarıyorum gözünden o derece yani atahan büyüdükçe daha bi fırlama oluyor arslan ise daha bi herşeyden rahatsız kimseleri beğenmez oldu haspam
benden bukadar millet artık daha sık gelicem

9 Aralık 2011 Cuma

kızlar bana güleeer!



uzun zamandır doktara götürmek niyetindeydim arslanı.tv ve pc nin oldukça içine girme üzereydi....korktuğum başıma geldi 1.25 astigmat diğer gözü daha düşük böyle bir şikayet yoktu daha önce nasıl oldu bilemiyorum benimde babasınında gözler in maşallahı var ama o güzel gözlerine nazar değdi yavrumun.
doktor gözlüğü verdi vermesine ama takmak için nasıl bir ikna yöntemleri kullanmalıyım acaba?korkusu sardı beni doktardan gelirken. tam bir hafta oldu sadece çantasında götürme girişimde bulundu gözlüğü bir kere çıkarıp öğretmenine gözlüğünü göstermiş sonra tık yok
bende öğretmeniyle birlik olmanın iyi bir fikir olacağını düşündüm ve hemen hergün irtibattaydım bu arada öğretmeni yusuf arslan'la ilgili öyle güzel şeyler söylüyordu ki her seferinde onure olduğumu söylemeden geçemeyeceğim
sınıfın en popüller çocuğu olduğunu ve kızların her birinin nasıl onun yanında oturmak için kavga ettiğini bile anlattı bana bununla başın dertte diyor bizim teacher .ayrıca çok zeki ve olgun olduğunuda söyledi inanamassınız kel tavuk gibi kabardım doğrusu bu kadarını beklemiyordum,bana çok dalgın gibi geliyordu her yaptığımız faaliyette sıkılıyordu meğer yavrum okulda hakkını veriyormuş
okul hayatı hep merakımdı yavrumun bir kamera koymayı düşşünmüşümdür çoğu kez okula çünkü orası onun dünyası tek başına olduğu dünya ,hepimizin prens ve prensesleri çocuklarımız pamuklar içinde bakarken yanlız kalıyorlar bir anda, evde nekadar sorumluluk verilsede okul bambaşka
durum böyle olunca benim oğlum karizmayı çizdirmemek için gözlüğü takmayı istemiyor nasıl ikna edicem bilemiyorum sürekli konuşuyorum gözlüklü insanlarla konuşmasını sağlıyorum takmassa başına gelenleri daha da sıkıntıya düşeceğini anlatıyorum evet dinliyor hak veriyor biraz takıyor sonra .....
sorası malum
hepinizi seviyorum kızlar ben kaçanzi:=)
bu arada fotoğraftaki arkadaşı beyza on kasımda şiir okudular ben oğlumun fotosunu çekmeye çalışırken hiç yanlız kalmadı araya giriverdi:)

28 Kasım 2011 Pazartesi

çalışan anne mi?


ben yazılarıma ara vermiştim uzuunca bir süre hatırladınız mı?bundan iki sene kadar önce işe başladığım için çok mutluyumgibi sözler yazarken ;burada anlatmaya çalışmışım nasıl zorlandığımı bloğa tekrar geri döndüğümde hiç yazamadım iş konusunu evet ben vazgeçtim işten güçten annelik daha ağır bastı hem çalışan hem de iyi bir anne olucam derken kendimden ödün verdiğimi ve bu işin bana mutluluk gtirmediğini farkettim evde çocuklarla vakit geçirmek,onların isteklerini ,yeteneklerini takip etmek,yaşlarına göre ufak tefek sorumluluklar vermek beni daha mutlu ediyormuş rabbime şükürler olsun ben çocuklarımın üzerinde bir etki bırakmadan vazgeçtim çalışmaktan yani kendilerini hazır hissedene kadar bu arada da evlilikle yarıda bıraktığım eğitimimi tamamlamak üzereyim çocuklarımı üzmicek şekilde bazı kurslara gidip geliyorum kendimi onlara dilim döndüğünce anlatmaya onlarıda anlamaya çalışıyorum çocuklar toprak gibi ekersen onu biçiyorsun (istisnalar hariç tabii) ben o toprağa hayırlı bir tohum ekmek istiyorum.
yavrusunu kucağına alıp kokusunu içine çeken anne o andan itibaren tamamen karşılıksız bir tutkuyla bağlanır yavrusuna sürekli koruma peşindedir onun önce hayırlı sonrada eğitimli biri olması için uğraşır çoğu kez kendini unutarak.div>
bence anne de kendini büyütür çocuğuyla ilkinde daha telaşlıyken ikinci çocuk daha bir dinginlik verir anneye daha sakin daha bilinçlidir bu kitabı okumuştur çünkü daha önce,ben arslanın daha küçük yaşta kreşe başlaması gerektiğini düşünürken atahanın anneye daha bağlı olduğunu farkettim üç yaşını doldurmasına rağmen okul denilince ilk aklına gelen ayrılık oluyor yavrumun arslan geçen sene okula giderken farkında değildi bu sene arslan ve okul kavramının ayırdına varmışken arslanla birlikte okula gitmek istememesi ilginç.yani çocuk ve okul kavramının farkında ama ona göre okul gereksiz...ben çocukların hazır olmadan okula gönderilmesinin taraftarı değilim zaten çocuğumu bağırta bağırta nasıl götürürüm okula hepiniz şahit olmuşsunuzdur okul kapısında bekleyen annelere...arslana okul hep yakındı başucundaydı sanki çok zorluk çekmedi öyleki 6 yaşına doldurmasına karşılık ödevleriyle hep kendisi ilgilenir ben hiç karışmam sadece öneride bulunurum kararı kendisi verir.div>
gün içindede atahan yanlız kalmaktan pek hoşlanmaz ben işlerimi yaparken belirli ölçülerde ondan yardım isterim ki, işlerimi rahatça bitirebileyim çünkü çocuklar öyle inatçılar ki söylenilenin tersini yapmak ilgi çekici gelir onlara bu yüzden evde krıştırılmadık yer yoktur bizim gerekli görüldüğünde karıştırılır anneyle birlikte yerleştirilir eğer bir daha karıştırmak isterse kendisinin toplaması gerektiği anlatılır sonrada sen bilirsin deyip ,kenara çekilir anne
çocuklarımla hep samimi olmuşumdur onlarla konuşurken eğer beni gerçekten üzmüşlerse hiç çekinmem ben size kırıldım deyip hüngür hüngür ağlarım oyun oynarken bir arkadaş gibi şımarık olmalarına rağmen aslında bir anneyim ben çocuklarım zaten arkadaş bulurlar annelerinden tat almalarını istiyorum sadece anneliğin gerektirdiği sevgi ve güven daha birsürü şey aşılamak niyetim
bizde durumlar böyle arkadaşlar aslında kreş konusu uzun bi konu ama.....şimdilik ben kaçanzi:)

17 Kasım 2011 Perşembe

evimin nur ları:)

lise yıllarındayke aldığım birkaç deneme sonrasında yeteneğimin olmadığın dan evin enderin köşelerine attığım bir gitarım vardı.ona sahip olmak için nekadar uğraştığımı anlatamam . yeteneğimin olmadığını farkedince çok üzülmüştüm kulak yok ne yaparsın,sıska tavşan atahan ninniyle uyumayı pofuduk arslan ise masalı çok seviyor ninni müzikleri ararken onlara kendim bestelediğim bir ninniyi seslendirmeyi o kadar istedim ki ama gitarımı aldım elime ......hiç ses yok çıkartamdım bir türlü önceleri kulak yok denildiğinde çok güler aklıma saçma sapan şeyler gelirdi. (sanatçı-ların hali malum) neyse başka sefer denerim dedim ve hazır ninniler den birşeyler yapmaya çalıştım
iyi seyirler
bu müziğin rahatlatıcı bir etkisi var üzerimizde hepimize iyi geliyor


8 Kasım 2011 Salı

mutlu bayramlar hepinize




şeker kalmadı kolonyo ikram edeyim size yanına da yakışıklı oğlum ve babasının fotoğraflarını sıraladım ;bu bayram biz biraz kırık biraz üzgündük malumunuz özellikle annem annecim seni çok seviyorum
amaaa hayat devam ediyor
evet çok üzüldüm çocuklarıma ve eşime görevlerimi yerine getirmem gerektiğinden dolayı belli etmedim onlarıda ortak etmek istemedim ama içim acıdı.insan yakınını kaybedince ,uyandığında herşeyin eskisi gibi devam ettiğini görmek,diğer insanların hayata devam ettiğini izlemek,işlerine okullarına gittiğini görmek,kimsenin umrunda değilmişsin gibi geliyor insana, daha da üzüyorsun kendini sanki devam etmek ölen kişiye saygısızlık gibi geliyor ,dahada yiyip bitiriyosun kendini...
ne olmasını bekliyoruz ki tabiiki hayat devam ediyor bizde kendimizi toparlayıp aralarına karışmalıyız hayatın yoksa altında eziliriz geçenlerin.....hepimiz aslında ölmek için yaşıyoruz bukadar basit diyorum ve bu ölüm mevzusunu bir daha açmamak üzere kapatıyorum bundan sonra onun için dua etmekten başka bir şey yapamam mekanın cennet olsun dayıcım rahat uyu...

evet hayat akıp gidiyor araya dalmak lazım vesselam kızlar bir maruzatımı daha bildirmeden bu postu bitirmek istemedim
sevgili armine yetkilileri sizden birsürü isteğim var onları belirteyim sırasıylan:)
öncelikle maillerime neden cevap yazılmıyor?
ben anasını satayım 1.80 boy ve taş taşlasın 65 kilosu olan bir bayanım ama neden bana göre elbiseyi henüz( online mağazanızda olsun hoş zaten izmirde mağazanız olmadığından fazla seçeneğim yok gerek kıytırık bayilerinizde olsun )bulamadım bileklerimde olması gereken elbiseler neden bilekten bir karış yukarda oluyor bunun hesabını blogerların huzurunda sizden bir armine aşığı olarak HEMEN İSTİYORUMNEDEN HA NEDEN
sonracığıma söyliyeyim online alışveriş sitesinde yazmışsınız ne güzel kol boyu bu kadar omuz boyu bukadar diye ama beden yok yok gerçekten yok
allahım çok mağdurum bu yüzden şimdi pardüse bakıcam siteden ama korkuyorum parama kıyıp aldığım pardüseyi bir kere giyip dolabın en derin köşesine atılmasın
bir de
sevgili armine çalışanları lütfen artık maillerime cevap verin
benim mağduriyetim şimdilik bukadar sevgili blogerler hayata hızlı bir giriş yapmak istedim zira kendimi bunaltmıştım iyice kocamın da evde son günleri kendisi yurt dışında çalıştığından evin yolunu üç ay da bir görüyor şu son günlerinde garibime iyi hatıralar bırakmak istiyorum son olarak baba oğul çok yakışmışlar fotoğrafları sizlerede sunmak istedim hepiniz sevgiyle kalın













Posted by Picasa

30 Ekim 2011 Pazar

28 Ekim 2011 Cuma

üç kelime aslında


geçen haftadan buyana çok kötü günler geçirdik şahsım adına söylemek gerekirse önce şehit haberleriyle yıkıldım sonra deprem veee yakınımda ölümün soğuk yüzünü çok yakınımda hissettim ağladım ağladım herşeye ağladım ama çare yoktu gitmenin de zamanı vardı doğmak,yaşamak ve ölmek bizler bu aradayız aslında hayatımız üç kelime doğmak,yaşamak ve ölmek
elim gitmedi yazı yazmaya bir haftadır aslında çok şey vardı yazacak ama ben yazamadım isyan etmek istedim herşeye üzüldüğüm çok konu vardı ama rabbim dedim sınav dünyası bunlar da, bu yaşadıklarımızda sınav ve bana sabır ver yarabbi dedim
çok sağlıklıydı dayım ,annemin babası gibiydi başı sıkışsa ona ağlardı ,altı ay öncede diğer kardeşini kaybetti annem yıkıldı adeta nasıl toparlanır bilemiyorum. annemm .....
dipdiriydi bedeni ,sapasağlamdı oturduğu yerde kolu düştü sadece ve bir daha kalkmadı. çocukken karşıyaka simiti getirir di bize hep gelirken getirdiği o çıtır çıtır simitlerin tadı damağımda sanki
biz büyüdük..... onlar yaşlandı..... zaman akıp gidiyor.... hızla.... bizi beklemeden
bizim aile için özellikle annem için çok zor bir sene yüreği acıyor insanın ağzında çıkan tek şey "hala inanamıyorum o yokmu yani" oluyor herkesin kimse inanamıyor ama alışıyor zamanla nelere alışmıyor ki insan kimlere alışmıyor. rabbim hakkımızda hayırlısını yazsın......

20 Ekim 2011 Perşembe

bu ne biçim surat




benim büyük oğlum nekadar mızmız ,şikayetçi,zor mutlu olan biriyse (umarım bu hep böyle sürmez)küçük olan da benim tabirimle atom karınca küçük şeylerden mutlu olan hayatın her evresinden zevk almayı bilen daha doğrusu salla domat hesabı kimseyi kaile almayan zorla kesinlikle hiçbirşey yapmayan hoş zaten korku ne dir bilmez sinirli bir okadarda politikacı kime nasıl davrancağını çok iyi bilir . minik zayıf bişey yarabbim ne olduğunu bende çözemedim yemek düzeni ve miktarı yerinde olmasına rağmen çelimsiz sıska birşey...
yavrum arslanım okuldan gelirken ikli şeker verse öğretmeni mutlaka birini ata ya getirir ,markete gideriz süpriz hakkı varsa mutlaka iki tane alır ve ata gelmeden ona dokunmaz okadarda iyi niyetli kendisine küçük kalan şeyleri kardeşine giydirdiğime onun kıyafeti olduğu için değil kendisinin yeni kardeşinin eski kıyafeti olduğu için bozulur ve ona okadar içlenir ki
günler sonra başka bir sohbette söyler ,bunun yanında bizim atom karıncanın eskimi giymiş yeni mi giymiş umru olmaz onun ilgi alanı sakız,(marketten aldığı ve ne istersin diye sorduğumuzda tek cevabı sasık)top(oyuncak alma günümüz hangi oyuncağı almak istersin?top irili ufaklı on tane kadar top olmasına rağmen)onu mutlu etmek çok kolay aslında ikna etmekte eğer karşıma alıp konuşmasam herifle ona ev içinde belirli görevler vermesem evi yıkıp tekrar yapacak edepsiz...
ama yusuf arslan ömrümü yedin annecim ömrümü yedin dediğimde bana bakış tarzın buda büyüdü artık kendini sevdirmiyo katkısız öyle baktığında şöyle öp ısı kokla diyo yaradan ama nerdeee uyurken seviyoruz sadece okadarda burnu büyük ama çenesi de çok düşük sürekli konuşur hiç kimse bulama sa taksi şöförüyle minibüs şöförüyle,yanına oturan teyzeyle özgüveni çok fazla herşey yapılabilir ona göre hani bir laf varya zoru başarırım imkansız zamanım
ı alır hh tamda ondan bizim mızmız
birinin el cepte poz kaçmasın havasında diğeride ;ne haber arslan biz de yalan yok havasında benim durum hepsinde vahim işim çok zor üç çocukla babalarını sormayın o onlardan daha çocuk.....
bu yazı bitmez kızlar diyorum ve ben yine kaçanzi yapıyorum (devrikmi oldu ne?)

19 Ekim 2011 Çarşamba

no comment


küçücüktü benim oğlum eşim askere gittiğinde yanında olamasamda kalbim hep onunlaydı dualarım hep onunlaydı şimdi yanımızda sağlıklı çalışıyor koca koca kahkahalarla gülüyoruz çocuklarıyla geçirdiği zamanı eğlenceli hale getirmeyi çok iyi biliyor...ya olmasaydı:( ya tamtersi olsaydı (rabbim korusun)ben nasıl dayanırdım bu acıya rabbim...
sabah haberleri dinleyince bugünün bilançosuyla yıkıldık ailece 24 şehit 18 yaralı....
hakkaride kahramanca çatışan o ana kuzularının annelerine,eşlerine,yetim kalan yavrularına canı gönülden başsağlığı diliyorum.rabbim cennetin en güzel kapılarılarını açsın onlara geride bıraktıklarını korusun kollasın ne denilebilirki sen ben kavgası olmasın deyip seni de benide harcayan vatanı bölmeye çalışanlara allah akıl fikir versin diyorum moralim çok bozuk arkadaşlar ben kaçanzi...

17 Ekim 2011 Pazartesi

nihayet burdayım

hiç ara vermemiş gibi yazmak istedim herkesi çok özledim





güzel bir hafta sonu babamız yanımızda bizden mutlusu yoktur herhalde:)
kabul ediyorum bi hayli ihmal ettim bloğumu merak eden arkadaşlara çook teşekkür ediyorum ama nasipse artık hep burdayım aslında büyüdük biraz şöyle eski postlara baktımda bayağı
zorlanmısım... diyebilirim
eğer izmir liyseniz yaşlar 6ve 3 olan çocuklarınız varsa tatil gezmelerini onlara göre ayarlıyorsanız bizim gibi .... hayvanat bahçesi çok eğlenceli bir yer istediğiniz her şey var orda çocuklar için...acıktın yemek ye,gezmekten ve çeşitli hayvanları görmekten yoruldun at kendini
çimlere
aslında at çifliğini gidecektik çocuklar ata binmeyi çok istiyorlardı ;arslan hayvanat bahçesine gitmek istedi birden...
biraz salaş bir post oldu oğlumla bir fotoyla koyalım son noktayı.
bir sürü fotoğraf ve taslak var aslında düzenleyemediğim arslanın okul fotoğrafları var yavrum iki senedir okula gidiyor ama ben bloğuma onunla ilgili duygularımı paylaşamadım şimdili böyle bir açılış yapalım dedim taslakları düzenleyince görüşürüz millet hepinizi seviyorum