Hakkımda

Fotoğrafım
izmir, karşıyaka, Turkey
Kendimi her zaman mutlu hissederim. Neden biliyor musunuz? Çünkü kimseden bir şey ummam. Beklentiler daima yaralar.Hayat kısadır.Öyleyse hayatınızı sevin.Mutlu olun ve gülümsemeye devam edin. Sadece kendiniz için yaşayın ve; konuşmadan önce dinleyin, yazmadan önce düşünün, harcamadan önce kazanın, dua etmeden önce bağışlayın, incitmeden önce hissedin, nefret etmeden önce sevin, vazgeçmeden önce çabalayın, ölmeden önce yaşayın. Hayat budur.Onu hissedin,onu yaşayın ve ondan hoşnut olun.

31 Aralık 2009 Perşembe

iyi yıllar.....

heyy yeni yıl bize ne getireceğini bilmiyorum ama senden bir araba ve ev diliyorum ama kendi paramla.....
çalışmak çok güzel kızlar amaaa çcuklar insanın nekadar piskolojisini bozuyormuş işlerim allahın izniyle iyi gitmeye başlıyor herşey yolunda olcak inşallah ama çocuklarımında mutlu olmasını diliyorum bu yıldan aslında biraz bururk giriyorum bu yıla ....
ben kalabalık bir aileye sahiptim yakın zamana kadar ruhum daralırdı kalabalıktan ama şimdi sevdiğim insanlardan çook uzak kaldım bu bana biraz koyuyor ama dik durmalıyım dimi hayat kırmızı halılar sermiyor insana fazla söze gerek yok hayata akmak lazım işimize baklmak lazım

29 Kasım 2009 Pazar

miniğim bir yaşında

bebeğim bir yaşını doldurdun sana abin gibi dolu dizgin bir kutlama yapamadım çünkü vaktim hiç yoktu ama babanla abin minik bir pastayla kutlamayı ihmal etmedi ilerimi bir türlü düzene sokamadım ama en kısa zamanda size fotoğraflarla açıklama yapıcam
çalışan ustalar işi bıraktı ve biz yanlız kaldık ben hiç bilmediğim ve daha önce oturup tonla para döktüğüm yerlerden birinin işletmecisi oldum ve bütün işler başıma kaldı ama başarıyorum zamanla .... inançla rabbimin yardımıyla başarmaya çalışıyorum dua edin kızlar ...
bebeğim sen hayatıma nasıl girdin anlamadım ama iyikide geldin seni seviyorum hala yürümüyosun elinle burnunu gösteriyosun mendille sümüğünü siliyosun bebeğim abin sana çok yardım ediyor ama sen çok kıskançsın
seni seviyoruz bebeğim

28 Ekim 2009 Çarşamba

ceee

bu aralar bloğa takılamayınca bu başlık uygun olur diye düşündüm çocuklardan yana çok şanslıyım ama biraz rüşvetçi oldular sanırım atahanın tek dişi çıktı sonundu mutlu olmasına rağmen benimle az vakit geçirmesi olayına hala alışamadım miniklerim sizleri çook seviyorum arslana düzgün ve uygun bir okul bulabilseydim ama sizleri çook özledim

30 Eylül 2009 Çarşamba

çalişıyoruum

kızlar sizleri çok seviyorum ama ben biraz az yazıcam bundan sonra işlerim çok iyi allah bereket versin herşey yolunda çocuklarda alışmaya çalışıyor beklediğimden daha hizlı süper hissediyorum biraz yoruluyorum tabii ama mutluyum

2 Eylül 2009 Çarşamba

bebeğimmmm

miniğim sana ne yazayım kendimi sana nasıl ifade edeyim bilemiyorum senin o masum masum bakan kocaman kara gözlerine her baktığımda kendimi suçluyorum ;seni sevemem sandım sana erken yakalandım tam herşey yolunda gidiyor artık abin büyüdü ve o mutlu bir çocuk bende bomba gibi çalışmaya hazır içi enerji dolu gencecik hatun kişisi ama hayatın kalemi kağıda başka yazılar yazıyormuş bebeğim ,seni çok seviyorum kucağıma aldığım ilk günden beri sana ve senin sevgine aşığım ama annen biraz daha çalışmamaya mahkum edilirse ,önüne gelen koca karılar artık çalışmayı unut sen iki çocukla dedikçe annen kendinidaha kötü hissedecek ve belkide size sevgisini bukadar güzel ifade edemeyecek ;evet kabul ediyorum iki çocuğun varsa memur yada öğretmen değilsen özel sektörde ne kadar üniversite okursan oku k.çını yırt dil öğrenirsem daha iyi kariyer yaparım de nafile şekerim yürüü anca gidersin! kış gecesi dokuzlara kadar nereye bırakıyon emzikli dokuz aylık bebeğini

küçük bir sandviç dükkanıyla başladı annenin düşüncesi evde zaten yapıyorum ,yanına gözleme köfte de yaparım diye düşündü anneciğin babanda verdi gazı kızım büyük düşünsene biraz bir usta tutarsın döner kokoreç te koyar bide meze çeşitleri ,toplantılara kuru pasta derken benle beraber dört kişiye iş kapısı açılan bir işyerini açabildi annen yani daha açmadıda , açılışı pazar günü nasipse; seni hazırlıyor bu duruma sen ne hissedersin, piskolojin iyimi olur,acaba abin gibi mutlu bir çocuk olabilirmisin ,hep soruyor kendine annen ama abin benim çalışmama çok hazır (rüşvete tabide olsa)sende hazır ol olurmu annem senin üzülmene dayanamam ki ben siz mutsuz bir çocuk olacaksanız benim mutluluğumun bir anlamı yokki;(

uzun lafın kısası çalışçaz işte len annaneni üzme bak iyide anlaşıyonuz arada tükkana senide götürürüm ,köfteleri bitirme ha!

öf kızlar ya beni teselli edin olurmu işim oluyor benim küçük te olsa bir işim ,içimde bool enerjiyle sarılcam işime ama çocuklarım mutsuz olursa bir kıymeti kalmazki ;her çocuk bir olmuyormuş arslanın videolarına bakıyodum sekiz aylık olanını seçtim içlerinden haftasına yürümüştü yürüdüğü vidyoyu bulamadım bulunca onu da koycam babamız askerde olduğundan arslan küçükken çok vidyo çekmişim (kameramız bozuk olduğu için çekemiyorum annecim ama yenisini alıncasöz senin daha çok vidyon olacak) atahan da dokuz ayı doldurdu ama daha emekleme mahkumu poposunu kaldıra kaldıra emekliyor miniğim şimdilik dükkanda tadilat oluyor ben arada gidiyorum atahanıda hazırlama çalışıyorum anneye çok düşkün çünkü ama benim olmadığım zamanlarda da annemle iyi anlaşıyorlarmış annemi bir yere bırakmıyormuş miniğim artık alışsın ama dimi alış ,artık tamammı bebeğim beni üzme seni seviyorum


video

23 Ağustos 2009 Pazar

hayırlı ramazanlaaar

izmir yanıyor ben oruçluyum atahan emiyor daha da kötüsü eşim evde ve oda oruçlu rabbim bu kadar sınav niye bu hatun kişisine çocuk yetiştirmek hiçte kolay değilmiş hele ard ardınaysa benimkiler gibi hele birde mutfaktan su almayı bile şu garipten bekliyorsa eşiniz adınız; ne kadar sakine olursa olsun sakin olamıyorsunuz ve kendinizi kötü annelikle suçluyorsunuz
diyeceksiniz ki be kızım madem emziriyorsun niye oruç tutuyorsun mübarek ayın hakkını veremedim üç dört senedir hamilelikti ,lousalıktı bu güzel bereketi soluyamadım hakkıyla ee ramazanın başı itibariyle kanımın son damlasına kadar sabredecem oruç bişey değil rabbim sabrını veriyor ama şu koca dırdırı düşman başına a dostlar en azından ilk günleri boşgeçirmiyeyim dedim ata da maşallah herşey yediriyorum artık geçende makarna yiyodum baktım saldırıyo kaktırıverdim ağzına oooh benim minik banamısın demiyor luup diye yutuverdi
neyse kızlar iftar yaklaşıyor hepinize hayırlı bereketli iftarlar diliyorum ve benden hayırlısı gelsin diyoruum;)

2 Ağustos 2009 Pazar

vay bee iki hafta geçmiş!

yerim senin kepçelerini;)
miniğim çimlerde;




meleğiim büyüyosun sen annem ama ben sizleri büyütürken biraz yoruluyorum galiba baksanıza bloğu sizin anılarınız için açtım güncellemeyeli ne kadar uzun zaman olmuş halbuki hep evdeydik oyunlar oynadık beraber vakit geçirmenin ne kadar değerli olduğunu öğrendik malum bu sıcakta izmir'de alışveriş merkezlerinden başka biryere gidilmiyor
meleğim sen nekadar mutlusun sence sana yeterince vakit ayırabiliyormuyum bana kızma olurmu sana vakit ayırabilmek için herşeyi programlamaya çalışıyorum ama bu işler programla falan olmuyor bırakacaksın tüm evin işlerini bizim temizlikçi hanıma bir telefon vakitten bol ne varki dolu dolu sekiz ay geçirdik seninle beraber ,meleğim hep gül olurmu annecim sakın kin tutma annenle baban hiç kinci değillerdir hep affedicidirler kırılırlar ama unutabilirler sende öyleol her seferinde yüreğin daha bir genişler kocaman yüreği olan sabrının sonunda selamete ermiş biri olacaksın sakın unutma annecim; tabii bazı şeyler avrdır başısonu aynıdır biz bunlara aramızda iki ucu moklu değnek deriz öyle durumlarda da sallıyosun tabiiki herşeyi oluruna bırakıyosun ha bide dua ediyosun hayırlıysa beri hayırsıssa geri diye ne kadarı kabul olursa artık emi canım benim şimdi inanılmaz uykum geldi hadi millet yazışırız;)

16 Temmuz 2009 Perşembe

mektup vaaar:) bir mimdir ,nezamandır?




adananın güzeel havasından bana birsürü hediyeler göndermiş karnı burnunda hamile zehracım çok teşekkür ederim canım benim mektubunu en kısa zamanda cevaplayacağım çok mutlu ettin beni arslan uçağı görünce hemen oynamak istedi ,teşekkürlerini de benim aracılımla kabul et teyzesi bide bide ailecek hayırlı ,bir nefeste ,kolay doğumlar diliyoruz canım benim;)


ingiltereden gelmiş hoşgelmiş sevgili ferah teşekkür ederim zahmet etmişsin mektup için canım benim;)


mektuplar çook önce geldi aslında ama benbir türlü şu tembelliği atamadım üzerimden siteye giriyor kim ne yapmış diye bakıyor güncellemeyenlere homurdanıyor yorum yazmadan kaçıyordum yazın rehaveti üzerimize çoktu bir mim varki hiç sormayın ne zaman mimlendim hatırlamıyorum bile ama hepaklımdaydı

1)HAYATINIZDAKİ ÖNEMLİ 3 ERKEK?işte altın soru tabiiki önce benim iki sıpa sonra bitmek bilmeyen sevgisiyle beni ilk günkü gibi sevmeye devam edem kocişim

2)3 GÜN 3 GECE BIKMADAN UĞRAŞABİLECEĞİNİZ HOBİNİZ NEDİR?TEK CEVAP

ahhh temizlik gülüm temizlik bei bir rahat bıraksa bu sıpalar evin didik didik heryerini temizlicem alimallah

SORU3- YAŞADIĞINIZ ŞEHİR DIŞINDA SEVDİĞİNİZ 3 İL:izmirde yaşıyorum ama sıcağından tembelliği içine çokmüş sorumluluk çokaz sosyete diz boyu olan yurdum insanından uzaklaşmayı çok istedim ama netçen tıkıldık kaldık anamızın bilmemneyinin dibine: cevap veriyorum istanbul(buramburam tarih kokuyor mis miss) urfanın balıklı gölünü bide amasya yı görmek isterim cevapları saptırdık amma ...

SORU 4-EN ÖNEMLİ FOBİNİZ?böceeekler(ığğğğ eklıma gelince bile iğreniyorum)

SORU5-GİYİM KONUSUNDA EN ÇOK KULLANDIĞINIZ 5 RENK?kırmızı.kızmızı.kırmızı bide beyaz ,beyaz (sen iki çocukla giy bakalım beyazları kırmızıları vay hatuun vay sonra üzerine ya meyve suyu ya dondurma döksün büyük sıpa demiştim izmir insanı kokoş diye

bir mimindaha sonuna geldik ben topukimseye atmak istemiyorumherkezi mimliyorumm çıkmassam koca da beni mimlicek

10 Temmuz 2009 Cuma

RABBİMİZİ EVİMİZE MİSAFİR EDELİM!

Hz. Musa’ya Yüce Allah (cc): Ya Musa, ister misin ki evine geleyim, seninle beraber olayım, buyurmuş. Hz. Musa da “Ya Rabbi sen gelmekten gitmekten mekândan zamandan münezzehsin. Evime nasıl gelirsin?” diye sormuş. Yüce Allah cevaben: “Ya Musa! Ben beni zikredenle beraberim” buyurur.
Rabb'la iç içe olmak, Rabb'ı hatırda tutmak, Rabb'a dönüleceğini unutmamak...Hayırlı Cumalar
çabuk büyüdüm ben çabuk atıldım hayatın zorluklarına çabuk öğrenmek zorunda kaldım herşeyi ,kendi başıma pes etmeden ,sabırla ama hızla ;bu zamanı yaşarken bir çok şeyden eksik kaldım bildim ama yapmadım insanın tabiiki gerçek hissiyatı kalbindedir ben merak etmeme rağmen öğrenemedim tam anlamıyla islamı okadar geniş bir felsefesi varmış ki ondan öğrenmeye başladım çok genç bir öğrenci bloğunu yeni keşfettim islambuyukleri.blogspot.com rabbim yolunu açık etsin!

8 Temmuz 2009 Çarşamba

arka sokaklarda....


annesinin kuzusuu,annesinin kocabebeği(nezaman büyüdüde abi olacak yaşa geldi hiçbilmiyorum)annesinin ısırmalık tombulu(yani küçükkene öyleydi şimdi sıska kıvırcık kafa bir çocuk oldun)
efendime söyliyeyim bisiklete binmiş arslan sizce nereye gidiyor?tabiikiparka bitmek bilmeyen park maceralarımıza ait fotoğrafları eklemek istedim koca bebeğim evde okadar uslu okadar akıllı bir çocuk ki dışarı çıkınca nasıl da ev görmüş canavara dönüşüyor bilemiyorum kise tutamıyorınu duvarlara tırmanıyor ,yüksek yerlerden atlıyor ,ordan oraya koşuştururyor güya onlar yorulsun da ev gelince rahat nefes alırız diye götürüyoruz parka ;döndüğümüzde benim dilim beş karış dışarı çıkmış oluyoryorgunluktan banyo yapar yapmaz kendimizi yatağa zor atıyoruz

29 Haziran 2009 Pazartesi

çok ara verdim dimi

ahh ahh! sormayın hatunlar misafirlerim bir geldi pir geldi aman yarabbim giden geleni çağırıyo sağolsunlar koca sülalesi mübarekler hepinizi çok seviyorum ee bi mola versemya geldinizmi hepiniz birden geliyonuz!
neysemen şaka bir yana efendim bu aralar ev tıklım tıklımdı sonunda ferahladım şekerler sezonu eşimin uzun yıllardır fransada yaşayan arkadşıyla açtık (canım benim seher! okuyorsa sana kocaman selam)istanbuldaki abisinin oğluyla kapatamadık!
ben yine kaçıyorum kızlar evde bidolu iş beni bekliyor atahanın gülücükleriyle selamlıyorum hepinizi bakınız tıfılıma:)
video

25 Haziran 2009 Perşembe

17 Haziran 2009 Çarşamba

sıcaak çok sıcaak

ahhh kızlar miniğim çok huysuz neden bilemiyorum ona birtürlü ulaşamıyorum yavrum sıcaktan bunalmak üzere sadece balkonda uyuyor akşamları gittiğimiz parkta yüzü gülüyor onundışında hep out ,suratsız bişey oldu miniğim
bugün aşıgünüydü onbeşgün önce kontrole gitmiştikogünden buyana 500 gr vermiş sabunmusun mübarek nasıl eridin böyle biraz yemek ye! doğru düzgün emmiyor bile iki çekip bırakıyor başka şeyler deniyorum meyvelerin hertürlüsünü sebzelerin en besinlisini deniyorum iki alıyor sonra dudağını öyle bir kilitliyorki ben o kilidi açacak sihirli kelimeleri bulamıyorum açıl susam açıl diyorum yok! açıl böcüğüm açıl diyorumyine yook ah kızlaar izmir yanıyoor bende bunalıyorum her akşam dışarı atıyorum kendimi
video

7 Haziran 2009 Pazar

arslanla atahan nasıl anlaşır?

videohamileyken en korktuğum şey arslan'ın kardeş olayına alışamıyacağı ve kabullenme sürecinin beni çok yoracağıydı ama şükür rabbime düşündüğüm kadar kötü geçmedi bu sürec atahan a ninni cd sini takıp uyumasını beklerken arslanı böyle buldum

onlar öyle masumdu ki o an gözümde başka zaman olsa aman oğlum yapma dediğim şeyleri kardeşinin yanında yaptığı zaman onu rahat bırakmam gerektiğini ,kardeşiyle sürekli arkadaş olacağını ve onunla daha geniş alanlarda oynaması için biraz daha büyümesi gerektiğini sürekli konuşarak anlatmam gerektiğini ve daha birçok şeyi öğretti zaman bana

yazılarımda sürekli bahsederim çok duygusal çok uysal bir oğlum var ;anne karnından başlayarak konuşmamdanmı,dört aylık babası askere gittikten sonra oğlumla hemarkadaş hem can yoldaşı olup onunla dertleşmemdenmi,evde en ufak kavgaya bile şahit olmamasındanmı bilemiyorum bazen beni yaralarcasına duygusallığı var oğlumun kendi yaşıtlarıyla oyun oynarken oyuncak yüzünden çıkan kavgalarda hep ağlayan benim oğlum olur hayır artık konuşuyorum biryere gitmeden onlar sana vuruyorsa sende patlat demi! yok efendim onlar arkadaşıymış onların üzülmesini istemezmiş ulan yedirtme arkadaşını vuruyo işte sana ne ban gelip zırlıyosun(bak nasıl yetiştiriyorum)biryere gitmeden okadar konuşuyorum annecim arkadaşlarınla sorununu kendin hallet bana gelme sana vururlarsa sende vur ama o kaba sesinle ağlayıp bana gelme bir kulağından girmiyo yine aynı benim oğlan çook kızmadıkça asla kimseye zarar vermez ya arkadaşıdır ya küçüktür ya da savunmasızdır ona göre okula giderken çok başım ağrıycak çook

4 Haziran 2009 Perşembe

hediyelerim,arslan parkta

eveet kızlar yazamadım bir kaçgündür işlerimiz yoğun malüm yaz geldi havalar açtı, kuşlar böcekler ortaya çıktı bizim sıpalarda parka alıştııı ;efendime söyliyeyim hergün üşenmiyoruz saat 6,30 biz kendimizi parkta buluyoruuz
şimdi park mesaisini anlatmadan önce benim bir arkadaşım vardı izmirdeyken benimde tükkan varkene bayağı samimiydik onun çocukları küçük tabii benim sıpalar dünyaya gelmezden evvel hani şu hayatımın renkli bulutların tozpembe olduğu ,kendi paramı kendimin kazandığı günlerde (yani ne konuşştum) hahh işte ozamanlarda şimdinin istanbullusu ,mutlu çocukların annesi ayşe ;bir ara gelememişlerdi ben ekildim diye post yazmıştım bloğa canım benim kısıtlı zamanda gelmiş banada uğramadan dönmek istememiş ceee deyip gitti ,gelirken boş gelmemiş hediyeler getimiş canım hediyelerin yerine kondu çok teşekkür ediyorum




matruşkalarım;




mis kokulu mumlarım





gelelim park mesaisini anlatmaya ;biz alıştirdık tabii bunları parka bir gün çıkmasak sen bana sözverdin park saatim geldi deyip kafa tutuyor beyfendi bugün işim var oğlum yarın gidelim deyince annecim lütfen işini bitir ozaman öyle gidelim benim işimde bazen geç bitiyor iki çocuk olunca geçen gün işim bitti saat dukuzdu arslan hala yalvarmalarda bende dedim götüreyim eve gelince yıkar uyuturum daha iyi diye düşündüm o saattede parkta kimse olmayacağını tahmin ettiğimden koşunun kızınıda götürdüm arslan çok arkadaş canlısı arkadaşı için(töbe yarabbim)canını vercek neredeyse






abisine yılışıklık yapan kardeş,


arkadaşını eğlendirmeye çalışan arslanbunlara bakıp kendinden geçen miniğiiim


göründüğü gibi arkadaşlar bizim evde haller böyle beni soracak olursanız yaz geldi ütü olayı canımı sıkamaya başladı hergün iki makine çamaşır yıkayıp akşamda gece yarılarına kadar onları ütülüyorum o benim binbir ter dökerek ütülediğim çamaşırlar bir kere giyildikten sonra kirli sepetindeki daimiyerini yada ütüleneceklerin arasındaki yerini alıyor şöyle hem ütüleyip hem kat yapan makineler üretseler neiyi olur; işim çok kızlar gidip yemek yapmalıyım kendinize iyi davranın

30 Mayıs 2009 Cumartesi

çilgın arslan

vallahi bugün çocukları dert etmedim bir gösteri merkezi var evin çok yakınında hergün tiyatro oluyor ama ben seneler var gidemiyorum tuttum kocamın elinden yürü dedim gidiyoruz,giyindik süslendik tiyatroya gittik gençlerin oynadığı babiller krallığını anlatan bir oyundu pek beğenmedim müziği çok vermişlerdi sahneye söyledikleri anlaşılmıyordu ama yinede çok iyilerdi taze gençler ,yeni yetmeler biz çocuklar olmadan leyleği havada görmüştük evlenirken herhal evde hiç durmazdık benim dükkanımın olmasına geç saatlere kadar çalışmama rağmen kepenk indimi sorardık birbirimize bugün nereye gidiyoruz?artık nasip nereyse sinema ,tiyatro eğlence yerleri bazen sabahlardık sabahta pörtlek pörtlek işe gelirdik yani iş yemeklerinde şu happyhours mu ?ne (doğruysa) tabii o gezgin aileden eser kalmadı pek


şuraya bakarmısınız bir saatlik oyuna ettiğm lafa bak hani başka biryere gitsek nasıl abarta abarta anlatırım kimbilir herhalde


aslında ben kendimi terfii etmiş sayıyorum o yüzden yazıyorum buraya ben şimdiye kadar çocuğumu anneme vs bırakıp markete bile gitmiş insan değildim nereye gitsem peşimde o yüzden bu aralar biryere çıkmak istemiyorum arslanı büyütürken gösterdiğim titizliği atahanda da göstermek istiyorum sonra üzülmesin miniğim artık biz büyüdük ablalar teyzeler kendi kendimize rahatça dönebiliyoruz, o kadar inatçıyızki emeklemeye bile çalışıyoruz benim büyük oğlum dokuz ayına girmeden yürümüştü miniğimi bilmiyorum artık hadi miniğim göreyim seni!
videoyürürken değil amaa yürümeden iki hafta önceki videosunu buldum arslanın babamız askerdi annaannede kalıyorduk babamıza döndermiştim koptum resmen bu video ya demişti yürüdüğü zamankilerde var ama bilgisayar değşmişti nere attım bulamadım bulunca onuda koyarım anı ölümsüzleştirelim dimi ama

27 Mayıs 2009 Çarşamba

mektuplarım yolda

bugün sabah erkenden kalktım efendime söyliyeyim evişi temizlik derken çocuklar uyndı tabii onları güzeelce doyurdum yani ben öyle istedim fakat benim minik yavru galiba tıknaz olacak bana hiç pasvermiyo yemek yedirirken adeta eyleniyo benimle canım yavrum yapma anneye böyle şaklabanlıklar güzelce ye yemeğinide kilo al demi ama sonra kızacak doktor amca bize daha aylık kontrole gitmedik ama belli çiroz gibi bişey olacak bu çocuk arslan altı aylıkken 1o kiloydu tossundu tosun miniğimin keyfi çok yerinde ama oyun oynuyo adeta benimle bu arada iki kardeş beklemediğim kadar iyi anlaşıyorlar bütün çabalarımızsonunda artık dört kişilik bir aile olduğumuzu cümle aleme kabul ettirdik

atahanı aslanla rahatlıkla aynı o dada bırakabiliyorum hatta yavaş yavaş geceleride beraber uyutmaya başlıycam arslanım buna razı tabii ama bazen uyuzluk ediyor ben odamda yanlız kalmak istiyorum diyor bak lafı nereye getirecektim yine unuttum mektuplarımı yolladım adresini verenlere diyordum huuu duydunuzmu yani daha üçgün oldu ama postacı alemi tüm şikayrtlerimi duydu herhalde ki amasyaya ulaşmış bile diğerleride en kısa zamanda ulaşır herhalde....

çocukların bazen çok güzel kareleri oluyor elimde makineyi görünce arslan hemen"anne dur bakayım nasıl çıkmış diyo höt zöt bırak makineyide devam et demi yok efendim illa o minik burnunu sokçak neyse anladı anlamadı biraz bişeyler çekebildim


videoçocuk sahibi olmanın en eylenceli yanlarından biride onların büyüdüklerini kare kare izleyebiliyor olmak heralde; geçen ay şöyle yapıyordu bu ay artık bunu yapabiliyor diyebilmek ve bunu derken yüreğinde taşıdığın sevgininde onlarla büyüdüğünü hissetmek


arslanda hasretle beklediğim hamileliği atahanda hiç beklemediğim anda kafama balyoz yemiş gibi geldiğini bahsetmiştim sevgili okurlarım burda ikinci çocuk kaygısı olanlara sesleniyorum sevemem diyebir şey yok kardeşim içinize sokasınız geliyobazen canı acır diye sevemiyosunuz bile şöyle içten geldiğince ısıra ısıra verdiğiniz eğitim konusunda size katılıyorum sanki ilkinde duyduğunuz heycan titremeyi onda duymuycakmışsınız gibi oluyor ama buda boş ,aksine ilkinden tecrübe sahibi olduğunuzdan meydanı ikinciye bırakmıyosunuz programınız dışında doktorunuzu yok ağzı sulanıyo ,kulağı yamuk gibi nedenlerden rahatsız etmiyorsunuz rabbimin izniyle büyüyo zaten gariplerim eğitim şart tabii diyorum ve ikinci çocuğunu bekleyen ve iki çocuklu tüm annelere mutlu olun mutlu olun ki mutlu çocuklar yetiştirin diyoruuum

21 Mayıs 2009 Perşembe

kadın severse


Bir adam anlatıyor ve bir avukat dinliyor:
Karımı 1998'in sonbaharında kaybettim...Yedi senelik evliliğimizin iki senesini kanser tedavisi için hastanelerde geçirmiştik.Karım , her evlilik yıldönümümüzde ikimizin fotoğrafını çerçeveler, 'Bunlar bizim hayatımızın gölgeleri' derdi.. Öldüğünde,yedi tane resmimiz vardı.97'in bir gecesinde onu aldattım.Oysa ona sürekli onu ne kadar çok sevdiğimi ve sonsuza kadar sadık kalacağımı söylerdim. Ölmeden iki hafta önce yine aynı şeyi tekrarladım. Tuhaf bir gülümsemeyle baktı bana ve sadece 'Biliyorum' dedi. İzmir'e kar yağdığı gün, yani bir ay önce, evdeydim.Fotoğraflarımıza bakıyordum yine... Her çerçevenin altında bir harf olduğunu ilk kez o gün fark ettim.
A.R.K.A.S.I.N. Gerisi için yılları yetmemişti.Ama sanırım 'Arkasına bak'yazmaya filan niyetlenmişti. Hemen çerçevelerin arkasına baktım.Hiçbir şey yoktu.Sonra birşey dürttü beni, hepsini teker teker söktüm. İnanabiliyormusunuz,herbirinin arkasından bir mektup çıktı! Geçirdiğimiz her sene için sevgi dolu sözler yazmıştı.1997'dekiresmimizin içinden çıkan zarf ise simsiyahtı.
Ve içinden şu sözler çıktı: '14 Mart1997/Gözlerin bana başka birine dokunmuş gibi baktı /Söylemene gerek yok,biliyorum...' 2002'deyiz. Onu kaybedeli 4,aldatalı 5 yıl oluyor.İçim acıyor şimdi. Çünkü kadınlar biliyor, hissediyor..Sadece paylaşmak istedim.seni seviyorum diyenin sevgisinden şüphe et.Çünkü;
Aşk sessiz,sevgi dilsizdir

bloglarda çok gördüm ilk okuduğumda yüreğim sancıdı ,ne kadar duygusal olmak istemesemde öyleyim kendimi alamıyorum ahhhh dedim kadın severse!

19 Mayıs 2009 Salı

hayat bazen


neden olmak istediği gibi olamazki insan neden net değildir hiçbirşey.....hani bazı kişiler vardır yapmak istediği şey okadar aptalcadır ki sen onu kırmamak adına!şöyle yapsan daha doğruolur dersin sadece fazlasını söyleyemezsin anlamaz yolu yoldur onun, belirsiz simsiyah o ısrarla o yolda gitmek ister ama senin elindn birşey gelmez ellerinden tutup yapma demek istersin yapma mahvetme kendini,ama yapamazsın herşey öyle gridir ki ona gittiği yolun siyahlığını anlatamazsın:( üzülürsün sadece....

tutmak istiyorum ellerinden tekrar başla hayata ,hayatta çok güzel şeylerde oluyor ama sen olumsuz, kötü olanları görüyorsun bırakma kendini

öyle masum öyle temiz bir hayat varki ayaklarının ucunda sana bakıyor sana yaklaşmak elini tutmak sana sarılmak istiyor ama araya öyle mesafe koymuşsun ki ordan görebildiği hayat çok farklı çok siyah sarılmak sevmek yok adeta gördüğü hayatta yanıma gel otur diyor,ama sen duymuyorsun kulaklarını tıkamışsın adeta gözlerini köretmişsin göremiyorsun

bir hayat var gözlerimin önünde bir yuvabir zamanlar sıcacık,içinde kahkahalar yükselensevgi sözleri eksik olmayan bir yuva ;anne çalışmaya başladı baba işsiz sonra babada çalışmaya başladı bir bebek var dokuz aylık öyle mutlu öyle güzel ama anne çok yorgun çalışıyor sürekli vakt yok sevecek hele konuşmaya hiç zaman yok bebek büyüyor hızla annede yavaş yavaş sıkılıyor sanki ama itiraf edemiyor, baba da çalışmaya başladı tabii güzel bir iş vakit çok ,memur adeta hepsi yorulmuş sanki hayattan en çokta hızla büyüyen bebek konuşmaya başlıyor bildiği kelimeler anne-baba ama yok onlar etrafında ,anne gezmeye meraklı giyinmeyede seviyor yaşamayı hayatı özgürce ama evde işçok temizlik yemek kocada iştah yok ne yapsa beğenmez dışarda yiyelim dese hiç istemez ev kuşu sanki işten eve evden işe sosyallik nedir bilmez borç çoook geldikçe gidiyor çok geliyor çok gidiyor anne skıkın boş geliyorhayat ona değişiklik istiyor aslında onu çok seven ve korumaya hazır bilmiyorki anlayamıyor ailesini yuvası gibi olmaz insanın ,asla olamaz anakucağı yavrusunun huzur bulduğu yuva anne kararlıdır artık bırakacak babayı ,baba anlamaz anneyi herşey normal hayat beyaz,anne sinirli,asi,kırmaya hazır herkezi.....

şimdi belirsiz gri bir hayat yaşıyor bir yakınım böyle bir hayatta buldu kendisini,zor bir hatun kararları karışık sevilmek aşığı...yorum sizin

17 Mayıs 2009 Pazar

biz yaptık, tramisu yaptık


bugün arslan ;anne!ben biraz hamur yapabilirmiyim? dedi ;onu pişirir yeriz ,sen artık yapmıyosun hep annanem yapıyor (vay tembel hatuun vaay senmisin yemek olayını annenin üzerine yıkan;bööyle suratına çarparlar adamın)
efendicağzıma hemen kendi kendime toparlan kızım sakine senin evin barkın ayrı dedim aldım pılımı pırtımı yukarı çıktım hani annemle üst üste oturuyoruz ya,geçtik oğlumla berabermutfağa hemen evde bulunan hazır keki allayıp pullayıp tramisuymuş ondan yaptık bende tramisuyu daha zor yapılıyor zannediyordum benim mağrifetli ellerimden! herzaman çıkan arslan pastasıymış oğlumla bir güzel yaptık onun tabağında fotoğrafını çekmemi arslan istedi anne ben yaptımya fotoğrafınıda benim tabağımda çek dedi tarifini ilknur cuğumdan aldım ordan bakabilirsiniz::)
sonra daa oğlumla yaptığımız tatlıyı oturup afiyetle yedik arslan kocaman kocaman dört dilim yedi tabii bir oturuşta dğil söylemesi ayıpbenim oğlum ne bulsa götürür anasına çekmiş okadar yiyosunda o yediklerinin üzerine neden sifonu çekiyosun be oğlum hani fesat biri olsa dicem fast bu çocuk yediği yaramıyo değil anam değil kafasına vur elinden oyuncağını al o cinsten benim oğlum....
bu ara bloğu fazla sallamışımmı ne birtürlü güncellemeye fırsatım olmuyor işim bitmiyor be kızlaar eşim evde çocuklar ,birde kayınvalidem de bende bir muhabbet bir muhabet!(bir kaçgündür yok ama!)fırsat bulamıyoruz birtürlü herkese vakit ayıramamki demi ama şurda gelin kaynana sohbet etçez
neyse blogdaşlarıım benimm ütüler yığınla çocuklar oynuyoken bende işimiyapayı bariiii

video

12 Mayıs 2009 Salı

mektuuuplarım.mektup isteyenler?













size yazamadığım zamanlarda mektuplarım geldi ama ben internetim olmadığından sizlerle paylaşamadım sevgili ferah feza cnım benim;sıcacık mektubun ve hediyelerin için çook teşekkür ederim;canımsın izmiri bu kadar çok sevdiğini bilmiyordum bir dahaki mektubumda sana kartta yollarım şööyle sahile saat kulesine karşı;



gönderdiğin kartlar süper nasılda uğraşmışsındır tabiiki çikolatalrın ve sakızın fotoğrafını çekemeden oğluş götürdü amaa şans parası cüzdanda,diğer hediyende buzdolabımda yerini almış bulunmakta efendiim



çok şirin dimi;)buzdolabımın üzerini boşaltmıştım bu eve geçtiğimde tekrar dolduraymaya karar verdim ne şirinlermiş unutmuşum




bir can daha sevgili aşkınay



canımsıın ne güzel şeyler göndermişsiin hepsinede teşekkür ederim tarihini görüyorsunuz ne kadar önce geldi aslında ama ben vakit bulupta paylaşamadım ;aşkınaycım oğluşununda seninde yanaklarından kocaman öpüyorum canım inşallah ortalığı toparlayıp dönebilirsin aramıza;)



en kısa zamnada cevaplarınız yollanacak kızlar bu iş benim çok hoşuma gitti posta kutusundan fatura vs. dışında sıcacık el değimiş gönlünden iki kelime kopmuş cümlelerin sarılı olduğu zarfları görmek içinde nevar acaba , diye heyecanla açmak ,evdekilerin yine mektubun var gülümsemesi beni müthiş mutlu ediyor eğer sizlerde benimutlu etmek isterseniz yollayın adreslerinizi kızlar mektuplaşalım


diğer mektup arkadaşlarım adresim yine aynı ben taşınmaihtimalim olduğundan annemlerin adresini kullanırım hep taşındım ama tesadüf annem in bir kat üstü denk geldi çokta iyi oldu çünkü eşim gidince yanlız kalıcam onun yerini kimse ttamaz ama kalabalık içinde geçirilen yanlızlık tercihimdir


buda benim ailem ;tepesinde gülü olan annem canım benim ona yakın olmam dan dolayı çok mutlu ama başına nasıl dert aldığını bil miyor tabii taşındığımızdan beri doğru düzgün yemek pişirmedim evde, hep annemdeyiz biricik annem o kocaman yüreğiyle bütün evlatlarını koruyup kollamaya çalışan hayatı tırnklarıyla kazıyarak bulunduğu konumu çoktaan haketmiş olan annem,(garip anam,çilekeş anaaam;;)

ben kaçtım arkadaşlar mektup isteyenler unutmayın adreslerinizi bırakmayı ben şimdi adresi olan herkese mekktupyazmaya gidiyorum

10 Mayıs 2009 Pazar

atahanca


çok canım sıkılıyo bugünlerde annemde benimle az ilgileniyor banada sinir geldi ama; hayatımı renklendirmem lazım tabiiki ne yaptım bana en uygun olan şeyi:)ağlama nöbetleri yaparak önce etrafımma herkesi topladım annem,ananem ,teyzemler herkez beni kucağına alıp susturmaya çalıştılar ama ben budurumun keyfini çıkarıyorum içte niçe annemde benimle ağlıyor tabii canımyaa
sonra beni benim gibi bebeklerin olduğu biryere götürdüler,onlarda çok ağlıyorlardı ama ben onları seğrederkenuyumuşum tabii okadar ağlayınca yoruldum;bide gece çok geç olmuştu;doktar amca muayne ederken beni hep güldürdü çok hoşuma gitti,annemde yaşlı gözlerle bana bakarak oda gülmeye başladı annem biraz üzüldü galiba am ben çok sıkılmıştım "anneciğim birdaha beninle ilgiyi kesme bak bozuşuyoruz "


7 Mayıs 2009 Perşembe

annesi ve minik oğlu

BİZ VE YENİHALİMİZ


kendimi dışarıattım kızlar biraz nefes almak istedi

ben geldiim

geldim gidiyorum kızlar hepinizi çok özledim yazacak çok şey var ama ben yine yoğunum misafirim gelecek gittikten sonra görüşürüz......

20 Nisan 2009 Pazartesi

mimlenmişim ,taşınıyorum

kızlar ben taşınıyorum hadii seze ne oluyor böyle blogları dolaştım şöyle kimse havasında değil gibi geldi şöyle toparlanalım havaların güzelliğine kaptırdık galiba kendimizi ayrıca da aşkınay of olmuş biraz üzüldüm severek okuyordum yazılarını bir haftadır nete giremiyorum sanki bir sürü şeyden haberdar değilim gibi geldi :)

vee arkadaşım sarıgülün sorularına geldi, sıraaa


  1. Yıl sonunda zengin olmak koşulu ile bir yıl boyunca kabus görmek istermiydiniz?

ah be gülüm ben o yatağa huzurla yatamadıktan sonra ne yapayım parayı ihtiyacım kadar olsun yeter hatta evde para işleriyle genelde eşim ilgilenir bir yere gidince de bana çok kızar kesin para almamışsındır yanına der tabii parasızda olmaz ama beraber olunca ödemeyi o yapıyor ya! benimde işime geliyor tabii::)


2)Kör olmak ve sağır olmak arasında nasıl bir seçim yapardınız?


nasıl yaparım be gülüm rabbimin sunduğu sayısız nimetlerden iki tanesi nasıl vazgeçerim onlardan


3)Öleceğiniz anı bilmek istermiydiniz?


tabiiki hayır hani kemal sunalın öyle bir filmi var yaa rüyasında görüyor öleceği anı ben de öyle telaşe vermek istemem heryeri sonra salya sümük ilk anneme sarılırdım heralde öhöööööö


4)Bu gecenin son geceniz olacağını öğrenseniz birine söylemediklerinizden dolayı üzülürmüydünüz?


kız seni allah kahretmesin nasıl sorular böylee zaten içim tuhaf ;eşime kocamaaaan sarılırdım çocuklarımada ama rabbimden dileğim benim canımı onlardan önce alsın yani mümkünse

5)Bir yıl boyunca her şeyin mükemmel olduğu ancak yıl sonunda o yılı unutacağınızı bile bile yaşanmasını istermiydiniz?

isterdim;mükemmelliği yaşıyorum sunuçta ama benim için mükemmellik kocam çocuklarım yanımda olsun her istediğimde kocaman sarılayım onlara yeter::)unutsamda mutlaka huzuru yansıtır

6)Eviniz yanıyor,aileniz ve siz kurtuldunuz.Son birkez daha eve girme şansınız.olsa neyi kurtarırdınız?mutluluğumu yansıtan ,mutlu günlerimi anımsatan herşeyi diyebilirim bide temizlik malzemelerimi heralde

11 Nisan 2009 Cumartesi

bu kadar sevebilir misiniz?

Bir otobüs durağında karşılaşmışlardı ilk kez… Biri tıpta okuyordu, öbürü mimarlıkta. O ilk karşılaşmadan sonra,bir kere, bir kere, bir kere daha karşılaşabilmek için,hep aynı saatte, aynı duraktan, aynı otobüse bindiler.

Gençtiler, çok genç... Birbirileriyle konuşacak cesareti bulmaları biraz zaman aldı ama sonunda başardılar. İkisi de her sabah otobüse bindikleri semtte oturmuyorlardı aslında. Delikanlı arkadaşında kaldığı için o duraktan binmişti otobüse, kız ise ablasında... Sırf birbirlerini görebilmek için, her sabah erkenden evlerinden çıkıp, şehrin öbür ucundaki durağa, onların durağına geldiklerini, gülerek itiraf ettiler bir süre sonra... Okullarını bitirince hemen evlendiler. Mutluydular hem de çok mutlu... Bazen işsiz, bazen parasız kaldılar ama öylesine sıkı kenetlenmişti ki yürekleri ve elleri hiçbir şeyi umursamadılar. Ayın sonunu zor getirdikleri günlerde de ünlü bir doktor ve ünlü bir mimar olduklarında da hep mutluydular. Zaman aşımına uğrayan, alışkanlıklara yenik düşen, banka hesabında para kalmadığı için ya da tam tersine o hesabı daha da kabarık hale getirmek uğuruna bitip-tükeniveren sevgilerden değildi onların ki... Günler günleri, yıllar yılları kovaladıkça sevgileri de büyüdü, büyüdü...
Tek eksikleri çocuklarının olmamasıydı. Zorlu bir tedavi sürecine rağmen çocuk sahibi olmayınca, 'bütün mutlulukların bizim olmasını beklemek, bencillik olur' diyerek devam ettiler hayatlarına.

Çocuk yerine, sevgilerini büyüttüler... 'Senin için ölürüm' derdi kadın, sımsıkı sarılıp adama ve adam da 'Hayır, ben senin için ölürüm' diye yanıt verirdi hep... Bazen eve geldiğinde, aynanın üzerinde bir not görürdü kadın, 'Bir tanem, kütüphanenin ikinci rafına bak....
'Kütüphanenin ikinci rafında başka bir not olurdu,
'Mutfaktaki masanın üzerine bak ve seni çok sevdiğimi sakın unutma' Mutfaktaki masadan, salondaki dolaba sevgi dolu notları okuya okuya koşturan kadın, sonunda kimi zaman bir demet çiçek, kimi zaman en sevdiği çikolatalar, kimi zaman da pahalı armağanlarla karşılaşırdı... Aldığı hediyenin ne olduğu önemli değildi ya zaten.... Hayat ne kadar hızlı akarsa aksın, işleri ne kadar yoğun olursa olsun hep birbirlerine ayıracak zaman buluyorlardı bulmasına ama kırklı yaşların ortalarına geldiklerinde, daha az çalışmaya karar verdiler.

Adam, hastaneden ayrıldı ve muayenehanesinde hasta kabul etmeye başladı. Kadın da mimarlık bürosunu kapadı ve sadece özel projelerde görev aldı.

Artık daha fazla beraber olabiliyorlardı. Bir gün sahilde dolaşırken, harap durumda bir ev gördü kadın, üzerinde 'satılık' levhası asılı olan. 'Ne dersin, bu evi alalım mı?' dedi adama.
'Bu viraneyi yıktırır, harika bir ev yaparız. Projeyi kafamda çizdim bile. Kocaman terası olan, martıları kahvaltıya davet edeceğimiz bir deniz evi yapalım burayı...' 'Sen istersin de ben hiç hayır diyebilir miyim?' diye yanıt verdi adam. 'Amerika'daki tıp kongresinden döner dönmez ararım emlakçıyı... Kaç para olursa olsun, burası bizimdir artık....' Sadece bir hafta ayrı kalacaklarını bildikleri halde, ayrılmaları zor oldu, adam Amerika'ya giderken. Her gün , her saat konuştular telefonla. Gözyaşları içinde kucaklaştılar havaalanında.
Fakat birkaç gün sonra, kocasında bir tuhaflık olduğunu fark etti kadın. Eskisi kadar mutlu görünmüyor, konuşmaktan kaçınıyordu. Onu neşelendirmek için, sahildeki evi hatırlattı ve çizdiği projeyi verdi kadın ama hiç beklemediği bir cevap aldı: 'Canım, o ev bizim bütçemizi aşıyor. Sen en iyisi o evi unut...' Mutsuzluk, mutluluğun tadına alışmış insanlara daha da acı, daha da çekilmez gelir. Kadın, hiç sevmedi bu beklenmedik misafiri. Derdini söylemesi için yalvardı adama, 'Senin için ölürüm, biliyorsun, ne olur anlat' diye dil döktü boş yere... Yıllardır sevdiği adam, duyarsız ve sevgisiz biriyle yer değiştirmişti sanki. Ona ulaşmaya çalıştıkça, beton duvarlara çarpıyordu kadın, her çarpmada daha fazla kanıyordu yüreği... Bir gün, çocukluğunun, gençliğinin ve bütün hayatının birlikte geçtiği arkadaşına dert yanarken, 'Artık dayanamıyorum, sana söylemek zorundayım' diye sözünü kesti arkadaşı. 'O, seni aldatıyor. İş yerimin tam karşısındaki restoranda genç bir kadınla yemek yiyor her öğlen. Sonra sarmaş dolaş biniyorlar arabaya...

'Sus, sus çabuk, duymak istemiyorum bu yalanları' diye bağırdı kadın. Onca yıllık arkadaşını, kendisini kıskanmakla suçladı.... Ertesi gün, öğle vakti o restoranın hemen karşısında bir köşeye sindi sessizce ve peri masallarının sadece masal olduğunu anladı... Kocasının eskiden aynı hastanede çalıştığı genç çocuk doktorunu tanıdı hemen. Bazen evlerinde ağırladıkları kadına nasıl sarıldığını gördü adamın... Akşam kocası eve gelir gelmez, bazen bağırıp, bazen ağlayarak, bazen ona sımsıkı sarılıp bazen de yumruklayarak haykırdı suratına her şeyi.
İnkâr etmedi adam. Zamanla duyguların değişebildiği, insanların orta yaşa geldiklerinde farklılık aradığı gibi bir şeyler geveledi ağzında…
Ve bavulunu alıp gitti evden. Kapıdan çıkarken, 'son bir kez kucaklamak isterim seni' diyecek oldu ama kadın, 'defol' dedi nefretle... İlk celsede boşandılar... Modern bir aşk hikâyesinin böyle son bulmasına kimse inanamadı. Arkadaşlarının desteğiyle ayakta kalmaya çalıştı kadın.
Adamın, sevgilisiyle birlikte Amerika'ya yerleştiğini öğrendi. Bazen yalnız kaldığında, onu hala sevdiğini hissedince, ağlama nöbetleri geçiriyor, aşkın yerini, en az onun kadar yoğun bir duygu olan nefretin alması için dua ediyordu. Aradan bir yıl geçti... Her şeyin ilacı olduğu söylenen zaman bile, kadının derdine çare olamamıştı. Bir sabah, ısrarla çalan zilin sesiyle uyandı.

Kapıyı açtığında, karşısında o kadını gördü. 'Sen, buraya ne yüzle geliyorsun' diye bağırmak istedi ama sesi çıkmadı.
'Lütfen, içeri girmeme izin ver, mutlaka konuşmamız gerekiyor.' dedi genç kadın.

Kanepeye ilişti ve zor duyulan bir sesle konuşmaya başladı: 'Hiçbir şey göründüğü gibi değil aslında. Çok üzgünüm ama o bir saat önce öldü. Geçen yıl Amerika'daki kongre sırasında öğrendi hastalığını ve yaklaşık bir senelik ömrü kaldığını. Buna dayanamayacağını, hep söylediğin gibi onunla birlikte ölmek isteyeceğini biliyordu. Seni kendinden uzaklaştırmak için, benden sevgilisi rolünü oynamamı istedi. Ailesine de haber vermedi. Birlikte Amerika'ya yerleştiğimiz yalanını yaydı. Oysa ilk karşılaştığınız otobüs durağının karşısında bir ev tutmuştu. Tedavi görüyor ve kurtulacağına inanıyordu ama olmadı. Gece fenalaşmış, bakıcısı beni aradı, son anda yetiştim Sana bu kutuyu vermemi istedi.'Gözlerinden akan yaşları durduramayacağını biliyordu kadın… Hemen oracıkta ölmek istiyordu. Eline tutuşturulan kutuyu açmayı neden sonra akıl edebildi. İtinayla katlanmış bir sürü kâğıt duruyordu kutuda. İlk kâğıtta, 'Lütfen bütün notları sırayla oku bir tanem' diyordu... Sırayla okudu; 'Seni çok sevdim', 'Seni sevmekten hiç vazgeçmedim', 'Senin için ölürüm derdin hep, doğru söylediğini bilirdim.' 'Fakat benim için ölmeni istemedim' 'Şimdi bana söz vermeni istiyorum.' 'Benim için yaşayacaksın, anlaştık mı?'

son kâğıdı eline alırken, kutuda bir anahtar olduğunu gördü kadın... Ve son kâğıtta şunlar yazılıydı: 'Sahildeki evimizi senin çizdiğin projeye göre yaptırdım.Kocaman terasta martılarla kahvaltı ederken, ben hep seni izliyor olacağım....'
biliyorum ki çoğunuz bu yazıyı okudunuz ama beni her okuduğumda yüreğimin titremesine neden olan yazıyı birde sizlerle paylaşmak istedim

ben geldiiim


yorum yazan bütün arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum ama maalesef bilgisayarım hala servistee hain servisçi hala getirmedi yaa bak nasıl sinir etti beni sadece pawsapı (doğru yazmışımdır umarım)bozuldu sadece, bir ara bilgisayar faresiydim her şeyden anlardım 2gb lık bir bilgisayarım vardı,onu boza yapa her haltını öğrenmiştim tabii ozaman çoluk çocuk yoktu işim gücüm işimmmdi ;)yani kocam amerikaya gidiyo diye iş sevdasından vazgeçmiş değilim ama hayırlı zamanı bekilyorum rabbimin bana sunacağı o hayırlı zamanı neysee kızlar nerden nereye geçtim bak sen benim bilgisayar bozul elektrik gediyo gibi yaptı woltaj düştü pc den garip kokular gelmeye başladı kapattıktan sonra anladım ki pc hastalanmışş:(
şimdi sevgili eşimin ablasından yazıyorum çok severim ablacığımı ama kaçmak zorundayım bak fotoğrafsız yazı eksik yazı gibi geliyor ama idare edin arkadaşlar hepinizi çook seviyorum bide yaz geldi ya insan evde zor duruyor daha öncede yazmıştım yazılarımda izmirimin sıcağı yapış yapıştır nisanda milleti bıraksan donla gezcek sokokta::)allahtan ben donla gezemiyorum ama atahanın donlu fotoğraflarını size göstercem (ne biçim yazı oldu beee)

7 Nisan 2009 Salı

biraz yokum

kızlaar elektrikler gitti benim bilgisayar zarar gördü servide gönderdim ne zaman gelir bilmiyorum yazacak çok şey var ammmaaaaa:(

31 Mart 2009 Salı

mektup vaar,arslanın kafasında nevar? atahan ne halde,ekildiim










bu gün markete gittim gelirken posta kutusunda bir sürü zarf teker teker bakıyorum hepsine bir de ne göreyim cnım yeni hamile zehracım kart yollamış bana birsürüde güzel hediye göndermiş canım yaa ben daha benim paketimden haber bekliyorum senden; gittimi gittmedimi diye senin paketini görünce şaşırdım canım, sıkta yazmıyor çok beğendim hediyelerini yüreğine sağlık canım benim en kısa zamanda yollayacağım mektubunu




ben mektubu okumaya çalışırken sizce arslan la atahan ne yapıyoor ?asla tahminedemezsiniz ;ben mektubu okumaya çalışıyorum arslan anneee diye bağırdı yanına bir gittim bu halde ;hadi arslanla ilgileniyorum atahanın sesi geldi nerden sice; ben pusetine koymuştum mutlu mutlu trt çocuğu izliyordu yavrum ya sesi nerde sen nerdesin derken birde baktım atahan hoop pusetten kaymış....aman yarabbim deyip hepimiz birden bastık kahkahayı evin içinde:;))sonra durum bu hale geldii:;)
bliyorsunuz pazar günü seçim telaşı vardı bu konuda ben fazla yorum yapmak istemiyorum tüm türkiye için hayırlı olmasını tüm kalbimle dua ediyorum her zaman da dua etmişimdir ülkem için milletim devletim için elimden başka şey gelmiyor ki::((ayrıca ne devrik bir cümle olmuş böyle

neysee blog kardeşlerim benim misafirim gelecekti pazar günü tüm sanal alemin huzurunda bana gün verdi hepiniz şahitsiniz sen o yoğunlukta ,iki çocukla kalk onca şey yap numarasıda yoktu ki arıyım kaybetmişim benim simkart değişince numaralarda değişti sevgili mutlu çocukların annesi ayşe hanımefendü sizgelmeyince bizde çocuklarla oturduk afiyetle yedik herşeyi bir kaçının fotoğrafını çektim ibret-i alem için yanına gözlemeyle ıslak kek yaptım yedikten sonra aklıma geldi fotoğrafını çekmekmek en çokta şu içli köfteyi yaparken az uğraşmadım


eh ayşe alacağın olsuun

26 Mart 2009 Perşembe

kendim için


bugün çok işim vardı alışverişe çıktım KENDİM İÇİN ne yaa hep çocuklar hep çocuklar anneme sepetledim ikisinide biraz kendim içn nefes aldım ev temizmi ,kocanın kıyafeti ütülümü,atahan ağladımı, arslan mutlumu ,onlara ne yemek yapsam mutlu olurlar diye düşünmeden attım kendimi çarşıya bizim karşıyakanın meşhur birçarşısı var hesaplasan bir kilometre değildir ama zengini fakiri hep orda hele yazın millet nasıl coşuyor anlatamam orda hayat hiç bitmiyor herkez mutlu sanırsın gece üçte de ordan geçsen özellikle yaz aylarında koca koca kahkalar la geçen gençler belki bir kaç mendil satarım diyen küçük veletler(o saatte)bir ara çok abartmışlardı korsan kaset falan satmaya başlamışlardı çarşıya girmeden günün en moda müzikleri seni karşılardı .....işte böyle bizim çarşı bende kendimi oraya attım bugün öyle sakindi kii
kendim için nefes aldım sadece bir saat sonra eve geldiğimde ayy evimi çocuklarımı bir özlemişimonlara aldığım ufak tefek hediyeleri verinde büyük oğluşta bana "sen nerdeydin anne"tavırları yapmadı
arada yapıyorum böyle kendim iiçn bir kahve içiyorum o koca günün içinde bazen farkedemiyorumrutin bir hayat var ve ben onu uyguluyorum tabii arada böyle başımı duvara toslayınca kendimi toparlıyorum dahabi umutla hayata yaşamın gürültüsüne kendimi motive ederek devam ediyorum

birde meşhur anıtımız var ben okula giderken kızlarla buluşçaksak merkezimiz hep orasıydı ......

24 Mart 2009 Salı

arslan kitap okuyor,misket tatlısı mutlu miniğim



en büyük ablamın kızı merve(teyze diyo ama aramızda on yaş var ben küçükken hoşuma gidiyodu) dün okulçıkışı bana geldi teyzemin öğleden sonraları boşgeçmez dedim soluğu burda aldım dedi bende onun sevdiği tatlıdan yapçaktım düşünüyordum...neyse o gelince beraber yaptık misket tatlısı;


aslında kızlar itiraf etmek gerekirse yemek tarifi yazma özürlüyüm diyebilirim kendim için çoğu tarifler hep aklımdadır yazdımmı pır pır yazarken ya yanlış yada eksik olur ama emin olun bunu doğru yazıyorumçok masrafsız çok basit ve eğlenceli bir aperatif


1 yumurta


1 fincan pudra şekeri


1fincan margarin (bir sitede arkadaşımın biri margarini piilastikten yapıldığı konusunda uyarmıştı bende o gün bu gündür margarinlere gıcığım tereyağı koyuyorum kızlar onada bişey koymuyorlardır umarım)


bir çay kaşığı kabartma tozu (çokkoymayın kızlar pişince öyle bir kabarıyo ve çatlıyo ki misket yerine tenis topu tatlısı oluyor)


bütün malzemeleri bir kaba koyup karıştırıyoruz kulak memesi kıvamına gelince misket büyüklüğünde bezeler yapıyoruz (ben hamurun birazını ayırıp kakao koydum )


aslında bütün iş pişirmekte diyebilirim ben delikli pilav kaşıkları olur ya öfff niye fotoğrafını koymuyorum ki bir sn kızlar


işte bu gördüğünüztarzda kepçeyle pişirirseniz çok basit oluyor bol yağda kızartıyoruz hanımlar piştikten sonra üzerine de pudra şekeri döküyoruz sonra afiyetle götürüyoruz...

hani lokmacıların kepçeleri olur ya ona benziyo yaaa eşim kepçenin fotoğrafınıçektiğimi görünce yuh yani onun damı fotoğrafını çekiyosun dedi bende çok beğendim hatırası var kaybolursa fotoğrafına bakçam dedim:;)


arslana uzunzamandır yeni kitap alamıyordum eskilerinde sıkıldı yenilerini istedi okyamasada resimlerine bakarak onları boyaması hoşuma gidi


yor bu arada kardeşiyle fotoğrafçekilmeye çalışan arslan değişik pozlar vererek şımarıklığını gizlemekten kaçınmıyor miniğimde onun bu haline gülüyor ,o hep gülüyor zaten

22 Mart 2009 Pazar

başlık bulamadım


mutlu bir hafta sonu geçirdim bu hafta sonu eşimin tüm ısrarlarına rağmen dışarı çıkmak istemedim evde vakit geçirelim dedim şurda nekadar zamanımızkaldı belli değil evimizde çocuklarımızla zamanımızı değerlendirelim ama ne mümkün dün bütün gün ablamın evinin doğalgaz tesisatında sorun çıkmış onunla uğraştı bende arslanıda onunla postaladım madem evde değiliz biri sana biri bana dedim çünkü evinhalini kimse sormasın.... neyse dün ve bugün kendimi temizlik yapmaya adadım akşamıda dayanamadık yemeği yedikten sonra çayıda ablamlarda içtik


yani anlıyacağınız karışık salata gibi bir hafta sonu geçirdim durmak oturmak ne mümkün dün kimse yok evde biraz ara vereyim ,televizyonu zapladım nekdar şaşırdım oturunca değişik bir olay gibi geldi eskiden nasıl yapıyorlarmış yaa nasıl başarıyorlarmış bizde yakınıyoruz çamaşır makinede bulaşık makinede,yemek bu ara hep dışarda yedik maaile eee ama bu temizlikle ben başedemiyoruum çocuklar olmadan önce ben zaten çalışıyordum evde kaldığımzamanlarda ise işim hemen bitiverirdi ev yheni eşya yeni dekorla zaman harcardım inanmassınız biri gelsede evimi kirletse ben de temizlik yapsam derdim

ama şimdi korkar oldum misafirden aman neyse çocuklu insanım ben niye kasıyorum ki bu kadar gevşek olmak lazım aslında bırak çarşaflar ütülenmesin bırak camları bir hafta silmeyiver zaten ben siliyorum yağmur yağıyor

bu arada maşallah yüce rabbim izmire bu sene çok güzel yağmur yağdırdı rabbim bereketini yağdırsın memeleketimize

imla hatalarıyla dolu bir yazı oldu arkadaşlar idare edin şimdi kaçmak zorundayım

yaa birde ferah feza arkadaşım benim bloğuma bir türllü giremiyormuş arkadaşlar bloğa girince kasıyomuş acaba eklentilerden kasma mı yapıyor? bilgisi olan varmı yardımcı olursanız sevinirim

oğluşumabakın yaa nasılda mutlu:;)

20 Mart 2009 Cuma

yeni hayat, yeni düzen


üzileyimmi sevineyimmi bilemiyorum eşim 10 aylığına amerikaya gidiyor düne kadar belli değildi bugün belli oldu amerikan şirketi kabul etmiş iş sadece vize ye kaldı OBAMA geliyormuş türkiye ye konsolosluklar tatile girmiş amrikan firması gün alıcakmış konsolosluktan vesaire....

ben yanlız iki melek belki evi anneme yakın bir eve taşıcam daha karar veremedik ama oğlumun piskolojisini çok iyi hazırlamam gerekir miniğim daha küçük bir şey anlamaz ama arslanım onun zaten babasına fazla bir düşkünlüğü vardı sürekli gidecek moduyla duruyodu yavrum çünkü zaten askerliğin de yokluğunu yaşadı yavrum şimdi onun mutlu olmasını bunu en az hasarla atlatmasını istiyorum

üzülme yavrum demek hiçbir anlam ifade etmiyor ona şimdiden anlatmaya başladım senin için karddeşin için mutluluğumuz için .... ben babamla mutluyum diyor dahada laf ettirmiyor piskolog yardımımı alsak ne yapsak bilemiyorum

uzun zamandır bekledfiği bir fırsat bu babamız için kariyeri açısından müthiş birşey amasıı var işte ona git diyemeyiz türkiyenin hali belli orda bir ayda kazandığı parayı burda altı ayda kazanıyor

aslında parayla ilgili olan şeyler beni hep rahatsız eder maneviyat daha önemlidirbenim için manevi yönden huzurluysam hep mutluyumdur ama çivisi çıkmış dünyanın yerine takan yokkigelde parayla ilgilenme
öff arkadaşlar öff (yinede öff dememek lazım tabii şükür allahım şükürrr::(

19 Mart 2009 Perşembe

mektup geldi




mektubum gelmiş taa uzaklardan teşekkür ederim aşknaycım bende hemen cevap yazdım postaya verdim bile canım benim hediyelerini de çok sevdim....


ayrıca bugün doktor kontrolümüz vardıatahanım bu ay az kilo almış bunun için çok üzgünüm sadece 400 gr almış boyu da üç santim uzanış minik yavrumla dahafazla ilgilenmem gerekiyor minik yavruum

seniçok seviyorum annecim bugünlerde seninle ilgilenemediğim için beni affet olurmu bebeğim aslında mutlu bir bebeksin ama ben.......

18 Mart 2009 Çarşamba

18 mart

çizgi filmini bile izlemek duygulandırır beni çanakkale savaşının; metrekareye 6000 merminin düştüğü savaşta dedelerimizin olması kıran kırana savaşması dualarla namazlarla orada yeralması hep gururlandırır beni
şu an oturduğumuz yerlerde rahat nefes alabiliyorsak onların sayesinde o savaşta hayatını yitiren bütün kahraman türk askerlerine rahmet diliyorum onlarla herzaman gururlanıyorum
bu sene yetiştirebilseydik on sekizmartı çanakkalede geçirmeyi düşünüyorduk okalabalığa rağmen çocuklarımın da o havayı solumasını istemiştik ama nasip değilmiş........

15 Mart 2009 Pazar

yorgun çocuk ,yorgun anne


bugün havaya aldandık maaile pikniğe gitmeye kaltık sonra bir kapattı hava bulutlar güneşin önüne geçti hava soğudu vesaire... bizdesuyumuz bitmiş sualmaya gidelim dedik izmirin suları malum hem kireçli hem şu arsenik olayını hala atlatamadı babamız suları doldururken bizde halamızla beraber parkta vakit geçirdikbuna en çok arslan sevindi tabii mutlu geçirililen günün sonunda dağınık eve gelen misafir beni çok heycanlandırır misafirim geldiğinde onu hep mutlu göndermek isterim evimden bazı sorunlar oluyo buyüzden ama inadına onu mutlu etmek için elimden geleni yaparım hele bu misafir eşimin ailesindense ben daha bi pervane olmaya çalışırım bizimkilerse sorun yok bizimkiler dediğim annem ablamlar zaten diğerleride önemli sıfatına girer neysee onları atlattım arslanı banyo yapıp uyuttum
bugünden birkaç fotoyla veda ediyorum hepinize


şöyle bir okudumda yazdıklarımı ne çok hatalı çümleler kurmuşum öyle neyse arkadaşlar kaçtım been idare edin artık......Posted by Picasa

12 Mart 2009 Perşembe

fethiye macerası






bir çılgınlık daha yapıp fethiye ye gittik bir kaç günlüğüne sizlerden uzak kaldım benim miniğim de arabada hiç üzmedi annesini

hava böyleydi giderken
bayıldım bu manzaralara hava biraz düşündürdü bizi pek umduğumuzu vermedi ege havası değişir dedik değişmedi ama müthiş enerji yükledik kendimize hepinize mutlu hafta sonları diliyorumumarım sizin haftasonunuz böyle bulutlu olmaz çektiğimmanzara fotoğraflarında bir kaç tane

6 Mart 2009 Cuma

çeşme gezisi


bugündee izmirin en çok turist alan ilçelerinden birinde,çeşmedeydik eşimin işi dolayısıyla gittik fazla kalamadık yarım saatlik işimiz vardı havada rüzgarlıydı çocuklar üşür diye fazla gezemedik en göz alıcı fotoğraf oraya giderken rüzgar gülleri oluyor enerjinin büyük bir bölümünün elde edildiği rüzgar gülleri



biz sezonu erken açtık; çocuklar cok mutluydu arslan koşuşturdu babası görüşmelerini yaparken, atahan ise hep uyudu izmire girdik öyle uyandı yemeğe girdiğimiz restorant ta bile uynmadı araba da uydu hep annesinin gülü hiç üzmedi annesini arslanın çenesi düştü mübarek giderkende gelirkende sürekli konuştu oda dönerken izmire girişe yakın uyudu.içim rahatladı inanın bir kaçgündür bloğuda güncelleyemiyordum arslan oyun oynarken telefonun kablosuna bir asıldı telefon param parça oldu taa kutusundan kopmuşbugün yeni aldık telefon tamirinide yaptık çok şükür


kendimi çok iyi hissediyorum müthiş enerji doluyum romayı bile yakabilirim neyseki yemek yaparken bulaşık yıkarken hele hele temizlik yaparken müthiş enerjili olmalı insan maazallah kendini iyi hissetmezse onca işi nasıl yapar!

bütün arkadaşlarımın kadınlar gününü ve mübarek kandillerini kutluyorum bol dualı günler diliyorum hepinize

4 Mart 2009 Çarşamba

umut








umudun bekçileriyiz aslında hepimiz ;sevgi ,mutluluk ,yaşam seçeneği pardon yaşamak için hayat terciği sanki bir sürü güzel seçenek varda önümüzde biz en güzel olanı tercih ediyoruz tabiiki insan ne ektiyse onu biçer ama hiçmi kaderini yaşamıyor insan saçmaladım yine kızlar bazen dalıp gidiyorum işte nerede umutlarım nerede arzuladığım onca şey derken bulutların tepesinden kendimi yere çakılmış görüyorum ,bu ara duygusalmıyım neyim geliyorlar arada böyle; bugünlerde eşimle doğa turuna çıkmış gibiyiz sürekli yeşil alan ,temiz hava, bol gıda arslanda böyle bir koşuşturma mangal keyfi,coşma falan


müthiş fikirlerim var bu aralar ;rabbimin izniyle harika işlere gişicem kurban olduğum yaradanım bu sefer sen yarıda bırakma ne olur
giderayak fotoğrafını çekeyim dedim miniğimle babasını birtürlü güzel bir poz yakalayamadım bende karıştırdım öyle salata şeklinde sunayım dedim sıra mangalda
dedim doğa aşkı tuttubu ara diye yine menemen taraflarında köy gibi bir yerdeydikbugün mangalın son halini çekebildim sadece bide mangalcıbaşlarını (nedemekse!)fazla net değil ama solda eşim olur kendileri

1 Mart 2009 Pazar

ilginç pazar.köy gezisi



bana can verene nasıl uzak kalabilirim ki benim için bu gün tarihe geçicek birgündü yıllardır yapmam gereken omuzlarımda bir yük olan bir sorumluluğu yerine getirdim bugün mutlumuyum bilemiyorum ama mutsuz değilim sizlerle paylaşmayıçok isterdim ama beni çok yaralayan birşey bu ama artık bu yaranın üzerine gitmeliyim heralde (ne çok ama dedim)ve bu yarayı kapatmalıyım artık rabbim hayırlıyollarda yürümeyi nasip etsin kızlar bu ara dua edin benim için çok ihtiyacım var


tabii beni çok mutlu eden birsürü şey oldu aslında bugün sabah saat06 30 sularında bir telefon geldi eşimin ablasının kızı profösyonel spocu cirit dalında yarışı vardı birinci olmuş bir pürneşe kargatulumba gittik onu garajdan aldık sonra şerefinekahvaltı yaptık hepberaber güne erken başlayınca çok iyi kullanıyorsun tabi erkenden bastık gaza istikamet bizim köy ,köyderken uzak biryer değil tabii bizim eve onbeş km ya var ya yok memene hanesayısı giderek azalan ve hane halkının hemen hepsinin dayım,büyük dayımlar vebüyük teyzemlerden oluşan günerli köyü temiz havası vebuara buğdayekildiği için kahverengi görüntüsüyle annemin cenneti pekmanzarası yok uçsuz bucaksız arazi heryersadece kafadinlemeye gelen birkaç köy fakirinin yanında yeni yapılmakta olan villlara sahip minik bir köy ;temiz havasıçarptı heralde başım fena ağrıyorarslan orda öyle mutlu oldu ki defalarca düştü toprağa ,defalarca üzerini değiştirmek zoruda kaldım havada çok güzeldi bizim şansımıza normalde orası ova olduğu için çok serinolur karşıyaka da binalar fazla ve yüksek olduğunda geneldeçok soğuk değil ama orasııı buz buz neyseki bugün soğuk günlerini yaşatmadı bize günerli köyü çok mutlu oldu arslan miniğim de sürekli uyudu pardoon bir ara yengemle beraber poz vermek için uyandı